ŞÖMİNE

Şömine (Fransızca: cheminée) mekânları ısıtmak, ve bazen yöresel olarak yemek pişirmek vb. amaçlarla içinde ateş yakılan bir bölmeye sahip olan mimari yapı ögesidir. Yakılan ateşten çıkan dumanın doğrudan dışarı atılması düz bir baca sisteminin kurulması ile sağlanır. Modern kültürde şömineler yapıların içlerinde, en çok vakit geçirilen alanlarda bulunsa da pek çok yerde ev dışında ya da avlularda dekoratif amaçlarla kullanıldığı görülebilir. Şöminelerin insanoğlunun yaşamında ateşin kullanılmaya başladığı çok eski çağlardan bu yana var olduğu sanılmaktadır. Bu dönemlerde yerlere kazılan çukurlar biçiminde kullanılan şöminelerde yakılan ateşin dumanları yapının tavanına delikler açmak suretiyle oluşturulan ilkel bacalardan atılırdı. İki katlı evlerin ilk yapıldığı dönemlerde bile bu teknolojinin kullanıldığı şömineler aynı dönemde yapıların dış kesimlerim de yer almaya başladı.

1678 yılında İngiltere Kralı II. Charles’ın yeğeni Prens Ruppert’ın şöminelerde hava akımı ve bugünkü baca sistemini geliştirmesi ile şöminenin tarihinde iki büyük devrim gerçeklemiş oldu. Şöminenin Türk kültüründe eski yeri Ocak şeklindedir. Orta Asya köklerimizde otağın ilerisinde ocak yeri bulunur. Ocaktan oluşan köz içerde mangal denel bakraçlara alınır otağın ısıtılması yapılırdı. Yerleşik hayata geçişle birlikte ocak evlerimize girdi. Ocak yemeklerin pişirilmesi ve evin genel ısınması içindi. Avrupa ülkelerindede ocak aynı seyri izledi. Büyük Avrupa saraylarında ocak ve mutfak yerinin ayrılması ocağın gülümseyen ateşini şömineye çevirerek salonlarda hem ısıtma aracı hemde romantik seyir aracı haline getirdi.

Kuşkusuz televizyonun ve diğer teknolojik sistemlerin olmadığı dönemde şömine onun ateşinin şavkında düşlerin kurulduğu, aşk şiirlerinin okunduğu köşe idi. Çocuklar masallarını onun ateşine bakarak dinler büyükler savaş ve av hikayelerini onun karşısında anlatırdı.

Şömine iç mekanlarda, daha çok salonlarda kullanılan ama yatak odası, çalışma odası, ofis ve işyerlerindede yerini almaya başlayan, içinde ateş yakma bölmesi olan, odun yakılan, ısıtmada kullanılan, pişirme ve ızgarada yapılabilen dekoratif bir kullanım aracı.

Şöminenin tarihi ilk insanın yıldırım düşmesi ile yanan ağaçlardan bildiği ve korktuğu ateşi, vahşi hayvanları korkutmak için mağarasının veya sığınağının önünde kullanmasıyla başlar. İnsanoğlu için sezgilerinden sonra aklını kullanmaya başladığı ilk olaydır ateş. Önce korunmak için sonra pişirmek için kullanır ateşi, ateşe düşen bir hayvanın etini yiyerek, pişmiş etin lezzetini keşfeder, sonra ısınmanın lüksüne varır ve sığınağında da yakmaya başlar.

Doğada yıldırımın yaktığı ateşi devamlı besleyerek sönmemesini sağlayan akıl, daha sonra gerektiğinde kullanmak için kuru odunları birbirine sürterek ateş yakmış belkide ilk icadını yapmıştı. Bu çakmaktaşıyla odunları tutuşturmak ve günümüzde bir tuşa basarak yakmanın öncülüydü

Dünyada hiçbir şöminenin kullanım kılavuzunda kömür kullanımı uygun kabul edilmemiştir. Çünkü şöminelerde haznenin yüksek ısıdan dolayı zarar görmesini bir kenara bırakın, Evimizde alevin sahnelendiği şöminenizin camının komple his olması hoş bir olay olmasa gerek. Kömürün ısı kalorisine en yakın sağlıklı yakıt türü meşe odunudur. Isı değeri 4000-4500 kalori olan meşe odunu dayanımı yüksek olduğu gibi alev rengiyle de büyüler. İnsanların amacı sadece ısı almak ise bu sorunun cevabı bizce şömine değil, Fakat amacımız burada hem ekonomik ısınmak hem de evimizin bir köşesinde görsel bir sahne oluşturmaksa bu sorunuzun cevabı kesinlikle sulu sistem şöminelerdir diyebilirim. İnsanlarımız artık internet sayesinde araştırmayı seviyor ve evine bir şey yaptıracağı zaman eğrisiyle doğrusuyla yaptıracağı ürünle ilgili bir çok makale ve paylaşımı takip edebiliyor.